Hiç Kimseden Taşlamalar

0 yorum var - 29 Eylül 2008 08:41

çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaktır. her olayda bir kenara çekilenler gerçekten de bir kenarda kalacaklardır. yaptıkları işlerin gizli kalmasını isteyenler, bunda başarıya ulaşacaklardır. kimse, onların varlığıyla tedirgin olmayacaktır. bir gün öldükleri zaman, arkalarında küçük bir iz, bir anı, bir gözyaşı, bir eser bırakmadan yok olacaklardır. gazetedeki ölüm ilanı bile,yedinci sayfada bir kenarda kalacak, kimsenin gözüne çarpmayacaktır. hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir. herkesin mezarında güller ve menekşeler büyürken, onların mezarlarını otlar bürüyecektir. mezarları bir kenarda kalmasa bile, büyük ve muhteşem anıtların arasına sıkışıp kaybolacaktır. cennetteki muhallebicide de garson onlarla ilgilenmeyecektir. ağız tadıyla bir keşkül yiyemeden masadan kalkacaklardır. hayattan çıkarı olmayanların hayatı , çıkmaza sürüklenecektir. kendini beğenmişliğin cezasını daha bu dünyadan çekmeye başlayacaklardır. sıkıntılarını kimseyle paylaşmasını bilmedikleri için, yalnız başlarına ıstırap çekeceklerdir. duygu alıverişinden nasipleri olmayacaktır. duygusuz, hareketsiz, tatsız bir hayat yaşadıkları sanılacaktır. çektikleri acılarla, yüzlerinin buruşmasına, saçlarının beyazlaşmasına izin verilmeyecektir. güldükleri zaman sevinçli, ağladıkları zaman kederli
oldukları sanılacaktır. hayattan çıkarları olmadığı da asla kabul edilmeyecektir. böyle bir yanlışlığa düşülmeyecektir. aslında, hayattan çıkarları olduğu ispat edilecektir, çıkarlarını korumak için canları çıktığı halde, bunu beceremedikleri için, çıkarlarıyokmuşdabirşeybeklemiyormuşçasınagillerden göründükleri yüzlerine vurulacaktır. onlar da bu saldırılara bir karşılık bulamayacaklardır. kendilerini yokladıkları zaman, bütün ileri sürülenlerin gerçek olduğunu, hayatlarını boş yere harcadıklarını, ne yazık ki artık çok geç kaldıklarını onlar da açık ve seçik olarak göreceklerdir. işte o anda dahi, delice bir harekette bulunmalarına, anlamsız bir hayatı anlamlı bir şekilde bitirmelerine göz yumulmayacaktır. kendilerini öldüremeyeceklerdir. onlara anlatılacaktır ki, böyle bir davranış bütün yaşamlarıyla çelişki içindedir, gerçekle ilgisi yoktur: kendilerini öldürürlerse, onlar hakkında varılan isabetli yargıları çürütmek için gene boş bir çaba göstermiş olurlar. bu hiçbir şeyi değiştirmez. onlar, bu rezilliğe de katlanarak sürünmeye devam edeceklerdir. hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkan var mıdır? hayattan çıkarı olmamak, hem tanrının hem de insanların gözlerinde affedilmez bir suçtur; gelişip yayılmaması için gerekli her türlü tedbir alınacaktır. bütün tarih, bütün iktisat, bütün sosyoloji, bütün psikoloji, kısaca bütün lojiler, hayatın çıkarcılığa dayandığını göstermek için yırtınacaklardır, yırtınmalıdırlar.
"ben çıkarıma bakarım" diyeceksiniz, bunun için "babamı bile tanımam"diyeceksiniz. kimseyi tanımayacaksınız; hele hayattan çıkarı olmayanları hiç!

0 yorum var - 02 Eylül 2008 01:17

İşte Bulgar Evangelia Pandeva'nın günümüzden geleceğe yönelik öngörülerinden bazıları...

2008 - Dört ülkenin dört devlet başkanına suikast girişiminde bulunulacak ve bu III. Dünya Savaşı'nın başlama nedenlerinden biri olacak...

2010 - III. Dünya Savaşı Kasım 2010'da başlayacak ve Ekim 2014'e kadar sürecek...?

2011 - Radyoaktif etkilerin yoğunlaşması nedeniyle hayvanlar ve bitkiler yok olma noktasına gelecek. Çünkü Müslüman ülkeler kimyasal savaş ile Avrupa'ya saldıracak...

2014 - İnsanlığın yarısı deri ve diğer organların kanser hastalığı ile boğuşacak... ?

2016 - Avrupa nüfusu yarı yarıya azalacak...?

2018 - Dünyanın yeni hakimi Çin olacak ve Çin ekonomik olarak çok güçlenecek...?

2023 - Dünyanin yörüngesinde hafif bir değişiklik olacak...?

2028 - Tükenen petrol ve diger yeraltı kaynaklarının yerine yeni bir enerji kaynağı bulunacak...

2043 - Müslüman bir devlet yeniden Avrupa'nın tek hakimi olacak...?

2046 - Tedavi edilmeyecek organ kalmayacak, bozuk ve hastalıklı organların yerine yenisi yapılıp takılacak...?

2076 - Bütün dünyada sınıfsız komünizm sistemi yerleşecek...?

2084 - Doğa kendini yenileyecek...?

2088 - Tüm hastalıklar bir anda tedavi edilecek...?

2097 - Yaşlanmanın önüne geçilecek...?

2167 - Yeni bir din başlayacak... ?

2299 - Fransız partizanlar İslam dinine karşı ayaklanacaklar...?

2304 - Ay'in gizemi açıklanacak...

3797 - Dünyanın son yılı... Başka bir gezegende insanlık yeni bir yaşam başlatacak...?

0 yorum var - 01 Eylül 2008 01:48

Bencillik, kendi bildiğiniz gibi yaşamak değildir. Bencillik, başkalarının da sizin arzu ettiğiniz gibi yaşamasını istemektir.

• Bir erkek, herhangi bir kadınla mutlu olabilir, onu sevmediği sürece...

• Düşmanlarınızı her zaman affedin; onları daha fazla kızdıracak başka bir şey yoktur.

• Tutarlılık, hayalgücünden yoksun olanların son sığınağıdır.

• Moda, o kadar dayanılmaz bir çirkinliktir ki, her altı ayda bir onu değiştirmek zorundayız.

• Yeni dostlarım hakkında herşeyi bilmek, ama eski dostlarım hakkında hiçbir şey bilmemek isterim.

• Herşeyi bilecek kadar genç değilim.

• İyi bir öğüt aldığınızda yapılacak en iyi şey onu başklarına vermektir.

• Aklıbaşında olmanın birinci şartı, Türk halkının dörtte üçüyle ters düşmektir.

• Ne zaman insanlar benimle aynı fikirde olsa, yanılıyor olduğumu düşünürüm.

• Tanrılar bizi cezalandırmak istediğinde dualarımızı kabul ederler.

• Hayat, hakkında ciddi konuşulamayacak kadar önemli bir şeydir.

• Herkes kendi hatalarına 'tecrübe' adını takar.

• Şu aralar Amerika'yla herşeyimiz ortak... tabii dilimiz dışında.

• Edebiyat ve gazetecilik arasındaki fark nedir?
...Gazetecilik, okunmayacak kadar kötü yazmak demektir. Edebiyat da okunmaz zaten. Hepsi bu!

• Kamuoyu muhteşem bir şekilde hoşgörülüdür. Herşeyi affeder, deha hariç...

• Çok şeyi fırlatıp atabilirdik, eğer başkalarının onları alıp toplayacağından korkmasak...

• Bir kadın tekrar evlenirse, ilk kocasından nefret ettiği içindir. Eğer bir erkek tekrar evlenirse, ilk karısını çok sevdiği içindir. Kadınlar şanslarını denerler, erkekler kendi şanslarını riske atarlar.

• Ahlaki kitap veya ahlaksız kitap diye bir şey yoktur. İyi yazılmış veya kötü yazılmış kitaplar vardır.

• Herkes bir dostunun acılarına sempati gösterebilir. Ama bir dostun başarısına sempati göstermek için çok iyi bir kişilik gerekir.

0 yorum var - 29 Ağustos 2008 22:52

-beni neden 2 aydır aramıyorsun
+o tartışmamızdan sonra gururuma yediremedim
-gurur mu!! gurur nedir ki!tamam gururlu yada çekingen olabilirsin -ikisi deaynı şeydir- ama bu hakları kendinde görebilmen için bir önem taşıman gerekir,ne bileyim kuduz aşısını bulsaydın.
+ben doğduğumda o bulunmuştu
-kapa çeneni.bu konuşmayı yapmak için çok hazırlandım,bitirmeme izin ver.nerde kalmıştım?
+kuduz aşısı diyordun
-heh..kuduz aşısını bulsaydın ,kuduz aşısını bulamayanlarda pervane gibi çevrende dolanırlardı hiç olmazsa,gurur senin gibi korkakların limanıdır sadece!
+sen herşeyi böyle planladığın için,hiçbir şeyi rahatça yapamadığım için seni aramadım.Her bokuma karışıyorsun be!önceden planlıyorsun ve o plana uymamı bekliyorsun.Bir daha görüşmeyelim.
-Birisi var dimi!
+Kimse yok
-Biliyorum birisi var,kadınlar hep böyledir zaten.Birini bulmadan diğerini terk etmezsiniz,bir tane bile istisna görmedim!

6 yorum var - 16 Ağustos 2008 17:42

3. dünya ülkedinde yaşayıp büyük hayaller peşinde koşmak hayatınızı harcamaktan öteye geçemez.Gününüzü kurtarak,köle olabileceğiniz ve mümkün olduğu kadar göze batmadan yaşayabileceğiniz işler bulmak zorundasınız.Çok çalışırsanız yada büyük hayaller kurarsanız eğer emin olun ki sizi engelleyecek,yıldıracaklardır.Biz çalışanı değil;üçkağıtçılıkla,yalanla dolanla,insanları aşağılayarak işini halleden insanalrı severiz.Örneğin bu ülkeden çıkan bir piyanist dünyaya kendisini ispatladıysa,herkes tarafından takdir ediliyorsa ve o adam bu ülkede rahatsız olduklarını anlatıyorsa başbakanda dahil hemen o adama çullanılır "ya sev ya terk et" deriz.yada bir yazarımız nobel edebiyat ödülü aldıysa biz onu ölümle tehdit ederiz,kaçırırız.Örneğin bir gazeteci, devletle-pkk nın kol kola çalıştığını yazmaya başlarsa biz onu öldürürüz.Eğer bir yönetmeniz oscar ödülü alsaydı biz onuda bu ülkeden kovardık.
Hayal yok,umut yok,çalışmak yok...!! dalavere,yalan,düzensizlik geçerli burada.Haddinizi bilin ve hayal kurmayın.Hiç kasmadan gidin adam gibi,sabahtan akşama kadar köle olabileceğiniz,beyninizi çalıştırmadan yaşayabileceğiniz,her ay az da olsa maaşınızı alabileceğiniz bir iş bulun.

4 yorum var - 11 Ağustos 2008 20:17

Yıllardır tarih derslerinde ülkemizin stratejik önemini okuyup durduk.Hatta o kadar çok duyduk ki bunu, artık üzerine espriler bile türettik.Ama son yıllarda dünyada ki gelişmeleri izlediğimizde bu sözün doğruluğunu ispatlamaya başladı.Dünyada oluşan savaşların tamamı komşu ülkelerimizde yada çevremizde ki ülkelerde patlak veriyor.Bizlerde tv yi açıp savaşı izliyoruz;ağlayan insanlar,yarısı yıkılmış evler,perperişan çocuklar,tanklar,savaş uçakları...vs. hepsi birer film gibi.Canımız sıkıldığında da kanalı değiştirip romanstar la göbek atıyoruz,olimpiyatları izleyip "barış,kardeşlik nutuklarını dinliyoruz".Elimizde bir kumanda karşımızda sikilmiş dünya.İnsan hakları diye haykıran medeni toplumların,petrol için insanları nasıl öldürdüğünü,vahşice saldırdığını görüyoruz.Bu ne perhiz what is this!!! Canımız mı sıkıldı,açarız bilgisayarımızı geyik yaparız,kadınlar erkeklere erkekler kadınlara laf sokar,msn den hatun tavlamaya çalışırız,o da mı kesmedi;çıkarız dışarıya,ararız bi arkadaşı gider içeriz bi barda..hayat güzel ama insanlar kötü!!!
Geçenler de, tv de Türkiye'nin AB ye üye olması hakkında ki görüşlerini beyan eden avrupalıların hepsinin ağzından şu sözcükler dökülüyordu;"henüz insan hakları avrupa düzeyinde değil,biraz daha beklemesi gerekir Türkiye'nin" diyorlardı.Tabii bu sözü hepsinin söylemesinin nedeni,medyalarının Türkiye'yi bu şekilde tanıtmasıydı.Eyvallah Türkiye'de birçok sorun var ama o "gelişmiş ülke" olarak gördüğümüz ülkelerin ne kadar sikik olduklarını yaşayarak tecrübe ediyoruz.Eğer insan haklarını geliştirmek için başka bir ülkenin doğal kaynaklarına göz dikip ordaki halkı öldürmek gerekiyorsa biz böyle kalalım aq.

1 yorum var - 04 Ağustos 2008 01:41

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü biri
Ve hiçbirşey yapmamaya karar verdi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir öteki
Ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir üçüncü
Ve tek başına düşünmeyi sürdürdü

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü yüzbinler
Ve tek başınalıklarını sürdürdüler

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü milyonlar
Milyonlarcaydılar

Ve tek başınaydılar
Bu arada birileri
Onlar adına
Karar vermekteydi

Tek başına olduklarını sananlar
Topluca ortadan kaldırıldılar....

1 yorum var - 03 Ağustos 2008 04:17

artık sus.... renk... kapa çeneni... ne?... siyah,yarasa kanatlı bir fare geçiyor önümden... ........ şurda bir kafes,içinde yumurtlayan tavuklar,kafasını kestiğim tavuklar,elimde onlarca yumurta.... uçuruma bıraktım kendimi,düşemiyorum yere.... kanatlarım var artık zıpladığımda kanatlarımla belirli bir mesafeye kadar uçabiliyorum ama yeniden asfalta değiyor ayaklarım..... popo..... hiç müzik yok... gözler açıldı,odada iflah olmaz bir duman,uzaktan bir ses ..... ........

4 yorum var - 22 Temmuz 2008 00:19

Büyük bir gürültü,embesil ufaklıklar balkonlarda oturan annelerine havuzdan; ,,, diye kıçlarını yırtıyorlar.Kokoş annelerde balkonda 5 çaylarını yudumlayıp kıçlarını daha fazla büyütmek için kekler yiyip dedikodu yapıyorlar.Bu çocuklar ne şekilsiz lan!!! Çoğuda obez aq. Bir obez var 10 yaşında olmasına rağmen 20 yaşında gösteriyor ve sürekli kıyıya tutunarak yüzüyor,saçma bir şekilde (göbekleme) suya atlıyor,yüzdüğünü zannedip yerinde sayıyor,ayaklarına dışarıda suya vurarak boşu boşuna köpük yapıyor ve diye bağırıyor.Şişkolar şişkosu kokoş anneside diye bağırıyor.SUSUN LAN BİRAAAZZ! Sabahın 8 inden beri suda olup derileri buruşan çocuklar yavaş yavaş çıkmaya başlıyorlar.Havuzun boş olduğu saati yakaladım sonunda, hemen shortumu giyip iniyorum,kıçımdan akan ter damlalarını hissediyorum bu ne sıcak beee!!! Hemen bırakıyorum bedenimi havuza,çok fazla köpük çıkartamadığımı düşünerek çıkıp tekrar atlıyorum ama balıklama atlayarak fazla köpük çıkmıyor ki,bombalama atlıyorum;İŞTE BEEE,SONUNDA! havuzdan çıkıp bir sigara yakıyorum,daha sonra bir sigara daha ve bir sigara daha..ciğerimde yanma hissetmeye başladım.İki kız bir erkek geliyor havuza.Şişko kız erkeğe kur yapıyor erkekte sarışın,ince ama kevaşe kıza kur yapıyor.Sarışın kız ortamın kraliçesi olduğunu anlayıp ağırdan satıyor kendini,şişko kız erkeğin dikkatini çekmek için her türlü şımarıklığı yapıyor ama bu tür şımarıklıkları şişkolar yapınca komik olmaktan öteye geçemiyor.KIzlar sırt sırta verip havuz kenarında fotoğraf çektiriyorlar.BU NE LAN! diyip daha büyük bir dikkatle onları izlemeye başlıyorum.Ahu Tuğba,Banu Alkan,Oya Aydoğan,Serpil Çakmaklı pozu veriyorlar hemde bu devirde YOK ARTIK! Bunlar aşk üçgeni içerisinde bir müddet daha debelenirlerken babalar işten gelmeye başlıyorlar.Takım elbise içinde bi boka benzeyen adamlar shortla kaldıklarında kıllı,şişko vücutları nasılda zavallı gösteriyor onları.Artık babaların saati,havuzdan uzaklaşmaya başlıyorum...

2 yorum var - 17 Temmuz 2008 03:31

İlgi duymuyorum.Hiçbir şeye ilgi duymuyorum.Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yok.Diğerleri yaşamdan tat alıyorlar hiç olmazsa.Benim anlamadığım birşeyi anlamışlardı sanki.Bende bir eksiklik vardı belki de.Mümkündür.Sık sık aşağılık duygusuna kapılıyorum.Onlardan uzak olmak istiyorum.Gidecek yerim yok ama.İntihar?Tanrım,çaba gerektiriyor.Beş yıl uyumak istiyorum ama izin vermezlerki.

uuuucar hakkında:

29.03.1985 doğumlu, 23 yaşında. şu an yaşadığı yer Iğdır. myspace.com/uuucar adlı bir sitesi var.